|
Yıllarca kocaman kameraları taşımaktan bir omzu çökmüş, yıllarca
TV stüdyolarında kurgudublaj derken yarı aç çalışmış, yıllarca
platolarda üç paralık starların kaprisini çekerek ışık-ses,
reji, yapım, konuk asistanlığı veya koordinatörlük yaparken
hep korkular yaşamış.
'Acaba bu iş ne kadar devam eder, acaba paramı alabilecek
miyim' diye diye yaşlanmış...
Yıllarca cast ajanslarında, manken ajanslarında, menajer
yazıhanelerinde 'Belki bana göre bir rol vardır?' diye dolaşmış...
Dizisi üçüncü bölümde yayından kaldırıldığı için, işşiz-güçsüz
binlerce TV emekçisi ve oyuncusu varken... Bu sevda neyin
nesi? Kim sizin aklınızı çeldi? Ama madem ne olursa olsun
'Ben TV'ci olmak istiyorum. Çünkü TV dünyasında adrenalin
yüksek' diyorsanız...
Buyurun okuyun beni. Bu ağabeyliğimi de unutmayın. Hiç olmazsa
paranızı sokağa atmazsınız. Görüyorum, ucundan da olsa gençlerimiz
TV'cilik yapmak istiyor. Kimisi kamera arkasında, kimisi önünde
olmak için kafa yoruyor. Hatta iki yıl eğitim almak için binlerce
dolar vermeye hazır. İyi güzel de ülkenin dört bir yanını
sarmış 'Basın Yayın Yüksek Okulları TV-Sinema Bölümleri' de
var. Buralar her yıl kaç öğrenciye diploma veriyor,kaçı mezun
olunca TV'ci olabiliyor? İnanın bilmiyorum. Ama çok genç ve
yetenekli kameraman ve yönetmenin okullu olduğunu görüyorum.
Üçüncü, ikinci asistan derken her hafta 150 bin YTL'lik bütçenin
sorumluluğunu alan genç kız yönetmenlere hayranlıkla bakıyorum.
Çoğu da gelecekte büyük sinema yönetmeni olacak. Öğrencilerin
bazıları 'staj yapıyorsun' diye iki-üç yıl hiç para almadan
çalıştırılıyor. Kendini kabul ettirenler TV dünyasında kalıyor.
İlişkilerini sağlıklı! yürütemeyenler okul bitince artık bankacı
mı olur, tezgahtar mı yoksa halkla münasebetler mi bilemem...
Diploma alınca iş arayanlar, çok zaman arayacaklar diye bekliyor.
Ekran önünde iş bulmak ise daha zor. Örneğin spiker veya sunucu
olabilmek için çok özel yetenek gerekiyor. Ya baban çok güçlü
olacak ya nişanlın sponsor bulacak ya da akşamları bazı barlarda
ağabeylerin olacak. Çünkü TV dünyasının çevresinde TV'ci olmak
isteyen marifetli manken ve şarkıcılar var. Atmaca gibi av
peşindeler.
Konu uzar da uzar, özetlersek... Gençlerin rüyalarını eskisi
gibi şarkıcı veya futbolcu olmak süslemiyor. Hele mühendis-doktor
olmayı isteyen genç sayısı. Onlar daha ilkokulda belli oluyor.
Gariplerim lise bitene dek test mahkûmu, TV mi izliyorlar
ki özensinler? İşte bu yüzden de İstanbul'da her ay başka
bir TV'ci yetiştiren okul veya kurslar açılıyor. Hepsi de
daha 'iyi olduğunu' iddia ediyor. Tabii gazeteci veya TV'ci
olarak bir baltaya sap olamayanların da oralarda öğretmenlik
yaptığını görünce üzülüyorum. Çünkü gençler az para vermiyor
buralara...
Tanıtım konusunda en akıllı işi 'Medyapım Akademi' yaptı.
Geçen Mayıs ayında oyunculuk ve TV yapımcılığı kursları vererek
yola çıkan 'Medyapım Akademi'den mezun olan öğrencilerin hangi
dizilerde, reklamlarda oynadıklarını ve neler yaptıklarını,
hangi yüksek okulda burs kazandıklarını tek tek açıkladı.
Yani 'bizde eğitim alanlar mutlaka iş bulur' dedi. Ki bu çok
önemli. 'Medyapım Akademi'yi tiyatromuzun gerçek duayeni 'Haldun
Dormen' yönetiyor.
En güzeli de 'Medyapım'ın patronu başarılı öğrencilere iş
vermeyi garanti ediyor. Maşallah 'Fatih Aksoy' da ahtapot
gibi. Herhalde kaç kanalda, kaç iş yaptığını kendisi bile
bilmiyordur. Diziler, eğlence programları, talkshowlar, her
şeyi realize ediyor. Bir zamanlar 'Türker İnanoğlu' aynen
böyle idi. 'TRT' dahil tüm kanalları tekeline almıştı. Medyapım
Akademi ile ilgili detaylı bilgi almak istiyorsanız: 0-212-280
23 36 0-212-280 23 37 www.medyapimakademi.com
|